Temmuz 14, 2017

Takvim Kızı Serisi | Kitap Yorum


Takvim Kızı
Para! Para! Para!İşte bu kadar basit. Herkes gibi benim de ona ihtiyacım var. Hem de çok!
Üstelik o parayı bulmak için yalnızca bir yılım var. Yoksa bir mafya babası bu dünyada herkesten çok sevdiğim adamı yani babamı bilirsiniz işte, BOM!
Peki, o kadar parayı nereden bulacağım dersiniz?
Elbette çalışarak! Fakat bu sizin bildiğiniz işlerden değil. Kuralları olan, tehlikeli ama bir o kadar da tutkuyla yapılması gereken bir iş.
Kurallar belli. Her ay farklı bir adam.
Âşık olmak yok, bağlanmak yok, yakınlaşmak yok… Tek yapmam gereken birbirinden zengin ve yakışıklı adamların kollarına girip salınmak. Desem de inanmayın… Tabii ki işler öyle yürümüyor. Hiçbir zaman öyle yürümez.
Yine de eğlenceli olacağını düşünüyorum. Unutmayın her ay bir adam.
Ben Mia Saunders. Cemiyetin yeni Takvim Kızı! İddia ediyorum bana abone olacaksınız.


Kitabın kapağı birçok okur tarafından beğenilmesine rağmen bana itici geliyordu nedense ve bu yüzden okumayı düşünmüyordum.Ta ki ince bir kitap olduğunu görüp birkaç sayfa okuyayım diyene kadar.Çabucak bitti, kısa olmasının yanı sıra sürükleyici bir kitap.Aksiyon yok ama bir sonraki sayfayı çevirmek istiyorsunuz.Kızın maşallahı var, bir kadın bu kadar rahat olabilirdi ama yargılamak bize düşmez nihayetinde bir kitap karakteri zaten :D Diğer maceralarını merak ettiğimi belirtmeden geçemeyeceğim, yazar başarılı, karakterler eğlenceli, kurgu güçlü olmasa da alt yapısız hissettirmiyor.Uyarmam gereken tek nokta çok fazla +18 bölüm var, kapağa aldanmayın.

surf tumblr gifs ile ilgili görsel sonucu

Takvim Kızı

Bir İlham Perisi! Hem de ben! Yani sert motorcu kız Mia Saunders, bu kez bir aylığına dünyanın en ünlü ressamlarından birinin İlham Perisi olmaya gidiyor.
Açıkçası bir takvim kızı olmayı kabul ederken Seattle'daki boş bir tuvalin önünde çıplak kalacağım aklımın ucundan bile geçmemişti. Ancak görünen o ki Ressam Alec Dubois'in fırçası kadar ikna yeteneği de oldukça güçlü.
Öte yandan güçlü olduğu yanların bunlarla sınırlı kalmayacağını da tahmin etmek zor değil. Sanırım şubat ayının kahramanı Bay Dubois'ten hayat ve aşk adına öğrendiklerim ömrümün sonuna dek aklımdan çıkmayacak.









İlk kitaba göre oldukça sönük kaldığını söyleyerek başlayabilirim.Alec karakterini başından sevmedim, Wes'ten sonra hiç sarmadı beni.Aslında karakter olarak başka bir kitapta ilginç olabilirdi, başka tür bir kitapta.Mia sorunlu olabilir, Alec Mia için fazla romantikti, Mia öyle bir kadın değil.5 puan verdim, 4 puan hakkıydı ama kötü olduğundan değil bu seriye verilebilecek maksimum puan 6 olduğundan.


İlgili resim


Takvim Kızı1 Milyon’dan fazla adetle satış rekorları kıran, listeleri altüst eden ve hakları 30 farklı ülkeye satılan… New York Times Çoksatanlar Listesi’nin 1 numarası… Audrey Carlan’ın dünya çapında ses getiren TAKVİM KIZI Arkadya Bitter farkıyla sizlerle. Takvimlerinizi hazırlayın! Her aya farklı bir kitap, her ay farklı bir macera. Bir nişanlı! Bu kez kas yığını bir İtalyan’ın ‘sahte nişanlısı’ olmak üzere Chicago’ya gidiyorum! Aslında durup düşününce neden geniş omuzlu, boksör ve aynı zamanda bir hayli zengin bir restoranlar zincirinin sahibi ‘sahte’ bir nişanlıya ihtiyacı olsun ki diye düşünmeden edemiyorum. Ancak bana düşünmem için para ödemiyorlar, değil mi? Antony yani Tony Fasano’yu gördüğüm ilk anda da tüm bu düşünceler aklımdan uçup gitti bile zaten! Adam kesinlikle yirmi dört yıllık hayatımda gördüğüm en eşsiz şeydi. Sonrasında olanlarsa neredeyse aklımı kaçırmama neden olacaktı. Size şu kadarını söyleyeyim, artık bu fazla iri, fazla zengin ve fazla yakışıklı adamın neden bana, yani ‘sahte bir nişanlıya’ ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyorum…


İlk iki kitaba göre kesinlikle daha iyiydi.Karakterleri olsun, konusu olsun insana bir şeyler katacak ve insanı duygulanıracak cinstendi.Yazarın nasıl yazması gerektiğini bulmuş olduğunu düşünüyorum, bu kitap Mia değil diğer karakterler üzerindeydi, kitabı farklı ve güzel yapan da bu.

guys tumblr gifs ile ilgili görsel sonucu

Hayatın Kıyısında | Kitap Yorum


Hayatın KıyısındaYaşamayı, ölmek isteyen bir çocuktan öğrenen bir kızın hikâyesi…
Ölümü büyüleyici bulan Theodore Finch sık sık kendini öldürebileceği yöntemler düşünür ancak her seferinde, küçücük bir güzellik bile ona engel olur.
Violet Markey ise yaşadığı kasabadan ve ablasının ölümünün yarattığı dayanılmaz acıdan kaçmak için mezuniyetine kalan günleri sayarak geleceği dört gözle beklemektedir.
Finch ve Violet okullarındaki çan kulesinin tepesinde karşılaştıklarında kimin kimi kurtardığı belirsizdir. Bu tuhaf ikili, bir proje ödevinde eşleştiklerinde yol onları nereye götürürse; tıpkı hayat gibi büyük, küçük, tuhaf, güzel, çirkin, şaşırtıcı yerlere giderler. Kısa süre sonra, Finch yalnızca Violet'layken kendi olabildiğini; tuhaf, eğlenceli, hayatı doyasıya yaşayabilen ve ucubelikten uzak bir gence dönüştüğünü keşfeder. Violet da yalnızca Finch'leyken günlerin hesabını tutmadan yaşayabilmektedir. Ancak Violet'ın dünyası büyürken Finch'inki küçülmektedir…

Hayatın Kıyısında, ben meydanlarda yokken popüler olmuş, karşıma çıkınca bir okuyayım dedim.
Son zamanlarda, sanıyorum John Green fırtınasından sonra, böyle ergenlerle ve onların dünyalarıyla ilgili kitaplar öne çıkmaya başladı.Ülkemizde özellikle Pegasus yayınlarından çıkıyor, Elanour ve Park, Fangirl gibi.Bu türün belkemiği ergen psikolojini çözebilmiş olmak ve okura kitabın kendinden bir şeyler taşıdığını gösterebilmek.Hayatın Kıyısında'nın ele aldığı konu intihar.Allah'a şükür ülkemizde pek fazla görünmese de çok ütopik olmayan, yaşanan bir şey.
İki ana karakterimiz Finch ve Violet intihar eşiğindeyken tanışıyorlar, bir kulenin tepesinde.İlk bölümde Finch'in Violet'e yaklaşmaya çalışmasını okuyoruz.Finch, bizim lisanımızda ezik olarak tanımlanan onların deyimiyle ucube bir çocuk.Okulda dışlanan tiplerden.Violet ise, tahmin edeceğiniz üzere, popüler ve güzel bir kız.Violet ablasıyla kaza yapmış ve ablasıyla beraber kendinin de bir parçasını kazada kaybetmiş, hayata ve kendini küsmüş, kendi halinde bir kız.
Bu tarz çoğu kitapta karakterler kendi kendilerini ezerler, ezik olduklarını kabullenirler ve genelde bir iki arkadaşları olur sonra biri gelip karaktere aşık olur.Peri masalına dönüşen roman karakterlerin romantik konuşma klişeleriyle sona erer.Bu kitap öyle değil çünkü Finch müthiş güçlü bir karakter.İnanın bana, çoğumuzun gençlik hallerinden güçlü.Korkusuz ve cesur.Başka bir kitap olsaydı Finch ucube olduğunu kabullenir, Violet'e aşık olur ama ona adım atamazdı.Sonra bir mucize gerçekleşir ve Violet ona gelirdi.Bizim Finch'imiz öyle değil.O çok çok özel biri.
Kitabın içindeki edebi alıntılar, romantik anlar ve Finch'in hayata bakışı beni çok etkiledi.Finch yaşamayı ilke edinmiş biri, nefes almayı.Hani bir söz var ya "Hayat ne kadar nefes aldığınız değil nefesinizin kesildiği anlardır." Tam olarak öyle.Finch'in umursamazlığı ve cesareti beni kendine hayran bıraktı, uzun zamandır okuduğum en cesur ve ilginç karakterdi.
Violet karakterini o kadar benimseyemedim, benim için ana karakter hep Finch'ti.Violet, dört yüz sayfalık bir karakterdi ama Finch benim için hep var olacak.
Kitabı okumanızı öneriyorum ama benim yaşım on sekiz ve o kafayla yorum yapıyorum unutmayın.Otuz yaşında birinin kitaptan keyif alabileceğini düşünmüyorum, 15 - 22 yaş arası bir kitap bence.
Sevgilerimle.


All The Brıght Place tumblr ile ilgili görsel sonucu
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...