Aralık 04, 2015

Tess'in Gözyaşları - Pepper Winters | Yorum



"Sen benim olmayabilirsin ama ben giderek daha çok senin oluyorum."

Uzun zaman sonra gelen ilk yorumum Arkadya Bitter'den çıkma, bir gecede bitirdiğim ve arkasından uzun sür boşlukta hissettiğim Tess'in Gözyaşları.

Öncelikle kitabın konusunu merak edenler için kısa bir açıklama yapayım.Tess Snow, sevgilisi Brax'la yaşayan hali vakti yerinde ama aslında istediği hayata bir türlü sahip olamayan üniversiteli bir kızdır.Çıktıkları yurt dışı gezisinde kaçırılır.Ve hayatı değişir.
Detaylı incelemek isterseniz; Kitapyurdu


Kitap Tess'in sevgilisi Brax'e karşı olan memnuniyetsizliğiyle başlıyor.Brax, Tess'in istediği kadar şehvetli değil ve Tess onu etkilemek için attığı her adımda başarısız oluyor.Birlikte geçirdikleri hoş zamanlar var elbette, o güzel günlerin birinde başlıyor asıl hikayesi Tess'in.

Tess birlikte gittikleri bir restoranda kaçırılıyor ve kadın kaçakçılarının eline düşüyor.Orada geçirdiği birkaç günün ardından Q adında bir Fransız'a satılıyor.Tess, kaderine boyun eğecek değil, savaşçı biri.Zaten Tess'i kaçırılan binlerce kızdan farklı yapıp bir kitap karakteri olmasını sağlayan şey de baş kaldırısı, boyun eğmeyişi.

Q ise... Q ise buz tutmuş bir cehennem.Tess'in efendisi.Artık alıştığımız üzere sadistçe zevkleri olan, fazlasıyla zengin bir adam.

Tess bedenen satılmış olabilir ama Q'nun karşısında o kadar kolay pes etmeyecek ve siz onların hikayesini ağzınız açık okuyacaksınız.

Kitabın başlarında olay üzerinden gidilse de - kaçırılma gibi - devamında karakterler üzerinden gidiyoruz.Tess'in ve Q'nun ruh hallerine, güç değişimlerine tanık oluyoruz.Tess'in Gözyaşları sıradan bir kitap olabilirdi, iki karakter de güçlü olmasaydı.Tarafınızı seçtiğinizi sandığınız anda öyle bir olay oluyor ki nedenlerle nasıllarla boğuşurken bir bakıyorsunuz kurgu sizi karşı tarafa sürüklemiş.Özellikle son yüz elli sayfayı okumak için sakin olduğunuz bir vakit seçin çünkü oldukça kafa karıştırıcı, sinir bozucu ve tutkulu.

Tess kurnaz ve zeki bir karakter, Q'nun da ondan kalır yanı yok.Bir ipte iki cambaz oynamaz misali her an tetikte ilerliyor kitap.Bir açık kapı Tess'in kurtuluşu olabilir, unutmayın zorla tutuluyor.Ya da bir şehvet kıvılcımıyla "Ben seninim" diye haykırabilir Tess.Her an her şey olabilir.

Tess ne öfkesini ne de duygularını içinde tutabilen bir karakter.Q ise tam tersi, kişiliğini çk rahat saklayabilen biri.O nedenle başlarda çok galibiyeti var.Tess düşünmeden hareket ederken Q hep kendini saklamayı başardı.

Q ile ilgili gerçekler şüphesiz kitabın bel kemiğiydi.Öğrendikten önce ve öğrendikten sonra olarak ikiye ayırabiliriz sanırım kitabı.

Arkadaşlar bu kitap dark romance olabilir ama eğer aradığınız bu tarz bir kitapsa Tutku Oyunları konuyu işleyiş açısından daha iyiydi.(Yorum için: http://dusesingunlugu.blogspot.com.tr/2015/09/tutku-oyunlar-aleatha-romig-yorum.html)
Ama ben Tess'in Gözyaşları'nı ondan daha çok sevdim, karakterler sayesinde.Sizi de beni etkilediği kadar etkiler mi bilmiyorum ama karakterlerin güçlerine ve hırslarına aşık oldum.

"Canavarlar birbirini karanlıkta bulur."

Tess şanslı bir kızdı.Evet gerçekten şanslıydı ki Q'nun eline düştü.Kadın kaçaklığı maalesef günümüzde devam eden bir konu ve yazar aralarda konuya dem vurmuş.Keşke biraz daha değinseydi diyeceğim ama yine de tebrik etmek gerek.


"Je suis a toi." Ben seninim.
"Nous sommes les uns des autres." Biz birbirimize aitiz.


Peki yazarın kullandığı Fransızca sözlere ne demeli? Çok etkilendiğimi itiraf etmeliyim.Arkadaşlar, öyle bir şey ki yazar çok Fransa tasviri yapmadığı halde karakterlerin dili kullanışı beni Fransa hayallerine sürükledi bir gün gideceğim.

Tasvir demişken, yazar Q hariç betimlemelerde zayıftı.Mesele Tess'i hep kızıl hayal ettim ben oysa sarışınmış.Kızıllar daha inatçı geliyor ilginç bir şeklide.Q da aslında otuzlu yaşlarındaymış ama onu da hep kırk gibi hayal ettim, sonlara doğru değişti düşüncelerim.Hah, spoiler da vermiş oldum ama açık olmadı, okuyan anlar!

Normalde alıntılarla pek ilgilenmem ama buraya elimden geldiğince çok alıntı koymaya çalışacağım *-* Kitabın genel havasını soluyun istiyorum.


"Çok güzel kokuyorsun. Sanki yağmur gibi... Hayır, hayır, buz gibi kokuyorsun. Keskin ve ferah bir kokun var, tıpkı buza benziyor. O kadar soğuk, o kadar acıtıcı ki... Acı çek... Acı çektirmeyi seviyorsun."


"Canını yaktığım zaman yenilmez oluyorum."



"Özgürlüğüm esaretindedir, Q. Sadece senin yanındayken uçabilirim."


"Ben gözlerindeki karanlığı görüyorum. O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor."



Spoiler!!

İkinci kitap için çok beklemeyiz inşallah, ara uzayınca okuyasım kaçıyor ama yazar ikinci kitp için çok şey vadediyor! Merakla bekliyorum.
Q'nun sırları sizi de sarstı mı? Ben beklemezdim doğrusu, haksızlık etmişim galiba.
Kuş meselesi sizin de çok hoşunuza gitmedi mi? Q'nun sarhoş olduğu gece konuşmaları çok romantikti bence, çözülmeye orada başladı zaten.
Allah'ım bu muhteşem ikili ikinci kitapta neler neler yapar *-*

Spoiler bitti!!


Bu kitabı benim için unutulmaz kılan karakterlerin birbirlerine olan bağlılıkları, Fransızca cümleleri ve güç olacak.
İnanmayacaksınız belki ama bu kitap benim rekabette zorlandığım zamanlarda bir güç kaynağı oldu.
Okumak isteyenlere önerilir!!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...